ÇULPARA KÖYÜ              

          KALKINMA VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ

ÇULPARA KÖYÜ KALKINMA VE YARDIMLAŞMA   DERNEĞİ WEB SİTESİNE HOŞ GELDİNİZ

Giriş
TARİHÇE
FOTOĞRAFLAR
YÖNETİM
İLETİŞİM
TÜZÜK
ÜYELERİMİZ
DUYURULAR
DÖKÜMANLAR
FORUM
BÜYÜKLERİMİZ
FAYDALI LİNKLER
ŞİİR DEFTERİ
FİRMALARIMIZ
CHAT
VİDEO
GENÇLER
KURUCU ÜYELER
CULPARA__FM

                    Arkadaşlar bu bölüm için gönderen herkesin şiir leri eklenecektir şiir lerinizi bekliyoruz....

ÖZLEYINCE


insan özleyince
sikica sariliyormus gönlüne
ne faydasizligi bitiriyor hasreti
nede yürege isliyor kudreti


insan özleyince
ic cekiyormus gizlice

insan özleyince
sokaklar artik dar
gökyüzü amansizca karanlik
ve ben cözümsüz bir bilmece
arkani dönüp gidince


insan özleyince
hasret tasinmazmis bedende
ne tadi kalir kalanda nede tuzu gidende


insa özledikce
sevdasi büyür kendinde

                      NAHIT CESME


DÖNÜSÜM


gece sabirsiz bir bekleyistir sevgi
dar vakitte isiyan günes gibidir sabahlari
gön ortasi insanin iligine kadar isler sicakligi
ve aksama dogru
hep ayni hüzün

                         NAHIT CESME


MUTLULUGUN ALBÜMÜ

eger biri resimliyorsa seni gönlünde
ve sen de objektifsen ona
deklanjöre basmak icin zaman kaybetme
yakaladigin sey
mutlulugun ta kendisidir albümünde

                        NAHIT CESME


ÖMRE ADANMAK


kimin bu günler geceler
bu aylar bu yillar kimin
adanmisligimiz var belki ömre
ama bu sayfasiz hayat nicin

kendimizi harciyoruz bu sicakliklarimizda
soklukluklarimiz zulamiz
kendimize kalan

sokulur kepaze bozguncular bizzatimiza
ilkin nevale yollar calimli müptelamiza
vebalciler dolmus haysiyetli agnostik inancimiza
talib olan talip olur her dem meblamiza

kimin ola bu günes ay
bu yildizlar bu bulutlar kime
geciyoruz sarpa sarmis ömürden
karartilmis bu gök kubbe yasam niye

benligimizin istismari bu eller
sebebi sebeplenmek gargara sözcükler
$irk edilir zaruri platonikler
nesli tahammülden gecen telaficiler

kimin bu kurnalar
bu deryalar bu ummanlar kimin
cekilmis sürme niyetine kara carsaflar
nefsimizi umarsizlastiran bu mavi atlas kime

curcuna hadiseler hakim olur otagimiza
belasi mahmurdur iftiramiza
igtiraflar kalir kendimize
usul usul usül kiymetlenir kadrimize

ömre kedermis megerse vasifsiz muazeretler
kimin bu dertler
söylenen bu nagmeler kime
yasayan ihparlarimizmis
gizli ihanetlerimizle

                              NAHIT CESME


iFADE YETMEZLiGi


hani
o bahar sabahinin uykusundan uyanipta
pencereyi acip
ve "merhaba"deyip günese
o en keskin bicaklarin seyrinden henüz cikmis
o dipsiz
o mahmur
o bulut bulut bakan gözlerden sizan
hala ince uykunun sersemligi kadar sessiz
ve derin rahatligini saglamisligin
ki o en hassas
ve o en hantal rüzgarlarin bile savuracagi
saclarinin
bir kac ahenkli havasiyla oksadigi
teninin
isikli dilinden cikmisligi
ve biten sicak kislarin
yarinki serinligi kadar taze
ve gülec yüzünün ifadesindeki temizliklerin
en kubbe dösündeki yerimi saglamisligimla
yüregime akitiyorum
$eyda gülüslü
sonsuz bakislarini

                                NAHIT CESME


SANMADILAR


sandilar ki
hicbir aska isabet etmemisti yüregim
onlar icin
vahim bir zamanin
suurunu kaybedisi gibiydi eslik etmem hayata

bos bir tebessümün
hic gereksiz vesairesi
ve neyin harciydi
bu yapici hayat tiplemesi

minik bir hicin
paradokslarla dolu mayismasiydi sanmalari

yüregimde daha hic bir deklanjör izi yok saniyorlardi
ve sabirda eritmistim sevdami parca parca

cimlendirilmis binlerce yasaktan biriydi hic gönülsüzlügüm
aski bana puslu bir aksam ciseleyisi olarak görüyorlardi

sandilar ki
bir kere bire zamanima sigdiramamistim
hic bir seni

seni

sanmadilar ki
senin gibi birisini

gönlümde seyyah gibi olusun hic sanmamalariydi

bilemediler
senin gibi birinin masumiyetim oldugunu
bir rediksiyon gibi sana kenet
ve seni
kararli bir aksam keyfi bildigimi

hic sanmadilar ki
tahammüden seni sevmekten
müebbeten hüküm giydigimi

                               NAHIT CESME


TESADÜF SEHRI



kos-koca berlin"de
ücümüzdük bugün
ne biz birilerini gördük
nede berlin sus-pustu
bir tek ücümüz kalabaliktik
bu tesadüf sehrinde
sen,ben ve askimiz

                             NAHIT CESME


UNUTTURULMAYAN


ferahliklar edin
ferah ol
en mecburi üzüntülerinde bile
haline memnuniyeti sizdir
gül
cünkü gülmeler sana
mutlulugu unutturmayacaklardir.

                        NAHIT CESME
 

                            HOSGELDIN SEVDAMA

Hos geldin sevdama
Miskin tavrimin apansiz istencesi
Hos geldin sevdama
Kalin gönlümün ince ezgisi
Hos geldin sevdama


Bir mozaik dogaclama paydamda
Hattatlar boyu islenesice ufkuma
Bir gece sizar gibi rüyama
Sefalar getirdin
Hos geldin sevdama

 

                    NAHİT ÇEŞME


TAMDA GIDECEK ZAMANDI

Tamda gidecek zamandi
Oysa sana
seni ne kadar cok sevdigimi söyleyecektim

Tamda gidecek zamandi
Halbuki sana ,
damitilmis ikramlik sevdadan sunacaktim
Tamda zipkin gibi saplandigini söyleyecektim yüregime
Endülüs esintilerinin sizdigi yerden koklayacaktim saclarini

Tamda gidecek zamandi
Muhaf mi tutacaksin simdi beni kendinden otantik sevdam
Ömrümün en ücra kösesinde tutuyordum sensizligi
Sirca satirlar isliyordum seyda gülüsüne
Sirf bana inanasin diye mürüvvetimi istimlak edecektim

Yüregimin avareligi inan düzmece
Ufkum ise sana olan tutkuma tabii
Tamda gidecek zamandi Gönlümde
kadrolastigini söyleyecektim sana tamda……….


                            

                                   NAHİT ÇEŞME


YASAMAK MI

yasamak mi
kara parcalarinin kurnazliginda
el degmeyen saf disi plaklarda
agiza alinmayan düslerde mi yasamak

yasamak mi
sihir merkebinin semeri üste
kopuk bir cümle degisiminde
saclara özgü pas alasimi renklerde yasamak mi

yasamak mi
timsali belli degil,kitaplarin sayfasinda
yatalakli örtülerin düzenbaz yastigi
ve kirilasi camlarin yarik cercevesinde mi yasamak

yasamak mi
bir cuma hutbe sonrasi
azrail"le seytan-i fikirlerde,dillerde
günahsiz bebelerin ellerinde
kana kan
dise dis
ve ölümle ic ice midir yasamak

yasamak mi
izahi ben de hic

                        

                        NAHİT ÇEŞME


AH MILENDA

ah milenda
eksiktin oysa yüregimde daha
bir tutsaklik öykünün satirlari bu
ritmik bir gecenin agirliginda
kopup gittin gönlümde

ah milenda
hirpalanmis sevdamin enfes kivami
saci bicak,gözü deniz manzarali

bu kadar mi olmaliydi kimlikli yasantin
bu kadar mi erken gidisin

ah milenda
cok cabuktu oysa daha

hüviyetli mevcudiyetin miydi düsen hükmüne
yaksa peskes mi cektiler gecene
kaca kac diktiler
ne kadar ördüler yüregine

ah milenda
vebealin aldilar her harükarda

                         

                          NAHİT ÇEŞME
 


BEN BIR KORKUYUM


ben bir korkuyum
dudaklarindan bosalan
yaprakta sallanan
yaprak dudaginda
ben damladayim yapraktaki
ha düstü ha düsecek bu korku

sen bir nehirsin
yüregime bosalan
caglayanlarla cosan
caglayan yüregimde
sen kacansin coskudan
ya hep tutsak
yada coktan duruldu bu nehir

sevdadan bir rüyayiz
aska gelen tabirdeki
bulutta kirilan
simsekcil bahar gönülleri
yagarken semsiye altindayiz
gürlerken
zamansiz gitmisizdir her birimiz

biz bir geciz
hüzne calmis gökteki yüzümüz
ciseleyen yaqmur degil
sırıl sıklam olan biziz

       

         NAHİT ÇEŞME


GEL SEVEYIM SENI


muhayyer bir fikrim var
ben seni seveyim
sen yine pandomim bende
mübalaa etmek zorunda degilsin
tahammül et yeter

gel ben seni seveyim
iyi bir fikir bu
ziyan etme

istersen sana aktüel takinirim
yada bizon bir kürk alirim
sydney"de yasatayim seni ister misin

gel ben seveyim seni
önemlim degil hüsrana ugratsanda beni sonra

hadi
sirasi degil simdi nazin
merkezi seyyahin olayim
o en patika yerinden geceyim
hadi
vaziyetin akibetine ugratma beni

gel ben seveyim seni
sonra yine teget gecersin beni

             NAHİT ÇEŞME


ANLAMAYACAKLAR


öyle bir sevecegim ki seni
ifrit herifler duymayacaklar
öyle bir sevecegim ki seni
hasetlerinden catlayacaklar

bilmeyecekler mesalem oldugunu
ki gücendigimi bile bilmeyecekler sana
öyle bir sevecegim ki seni
gözardi edemeyecekler bana

bu bir tabakalanmis sevda atigi degil
telafisi
ömre keramet
bu bir figür bazinda gecisi yatay degil
nesri
aska delalet
magruzu düsmanima kalmasi degil bunun
vesikalilara
tümden hiyanet
öyle bir sevecegim ki seni
ha koptu
ha kopacak kiyamet

öyle bir sevecegim ki seni
ifrit herifler olmayacaklar
öyle bir sevecegim ki seni
hasetlerinden kopacaklar
öyle bir sevecegim ki seni
öldügümü bile anlamayacaklar



                     NAHİT ÇEŞME

 

Ask kadar taze olmali mükemmellik
Hediye gibidir istisnalar
ama hic kimse farkinda olmaz yalnizliginin
 
nesi hos gelir ki yasamin 
veya 
nedir ki mutluluk
hicmi tozu alinmaz sevginin 
yada tozu devamidir ömre 
 
her ne ise ömürlük 
elde kalan  avuc ici  kivaminda
hasretlik bir dokunus kadar vahim olasiliklar
 
bos ver 
sen kendine iyi bak

NAHİT ÇEŞME
 
 
 
 ARTIK COK GEC GENCLIGIM


Artik cok gec gencligim
cocuklugumu yasamak icin
yeniden sevdalanmak icin

artik cok gec gencligim
yüzden akan serinligin sende kalsin
artik titreyerek söylenen notalarin portresindesin

artik cok gec gencligim
portatif rihtimlarin insani ferah eden en sarhos halimdesin
sana mükellef cocuklarin igtiraf satirlarisin bundan böyle

artik cok gec gencligim
bir ben kendimi sana islah edemedim
usulca sokuldun ferahligima
dalgin yanilgilarimin overlok yolarinda

ömrümün en dip yeri gencligim
ey ihtiyari düsünce
nedir senden cektigim

parkinson günleri böyle mi
sapsal bir bestecinin es"le dolu notalarinin en parcalanmis perde yeri
calsa dinlenmez
söylese gereksiz
hicli bir hicaz esnasi
detone bir akort ayari
kalirsin oldun olasi yanilgi diretmelerde
tarz insana alet olur

demek artik aska duyarli sanmalarin
akarnaklari doldurulamayan ekosundayim
desene artik
homojen veya heterojen bir maddenin yavas yavas cürüyüp paslanmasiymis bu mevsim
desene artik prozpektüs denilen nesnenin desifre zamaniymis bu iklim

artik cok gec gencligim
cocukca fikirlerin oynanilasi mesaisindeyim
yazik bir sancinin rutubet esasi
ve ic ceken bir evham hamligi
suyu siksam bütün nemini cikaracagim ama derman asisi bu azizlik

manorjistik caglarda calismanin en kesik tembelligi mi bu gecis
yoksa bol tavlanilan gönüllerin kücük umudu mu
yada bir sosyete iscisinin en samimi esantiyon algisi mi

artik cok gec gencligim
yasamak icin artik en azgin dalgalarda bosuna cabalamam bu
lehcelesiyor vucudum bölgelerimde
hayat aksanini degistiriyor git gide

ey ihtiyarlik
korkarim artik
sana da GÜLE GÜLE


                                            NAHIT CESME
 
 
 
 
AH GÜLÜM

fikrine sögüslendi bunlar
mahsun yüzüne
temiz gelecegine
sen sevmekte baska hic bir suc isleyemezdin gülüm
yoksa asil sucun bu muydu
ama sen 
asktan yanada hic renk vermedin ki
ve hic bir edepsizligide olmadi sevginin

peki ya dilimdeki destansi söyletim
ben ne yaparim
nere giderim simdi bir basima
zaten eminim
simdiye kadar mutlak katil etmislerdir beni de
arananlar listesine
faili mechul olarak yazdirmak isteyecekler
ve ben hep en cok seni sevecegim
ve ben hep en cok seni
ve ben hep en cok !...............
              
                   Ahmet Aslan
 
 
 
 
 
 
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR

Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi 
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten 
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği 
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne 

Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa bir çocuğa 
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır, 
Kopmaz kökler salmaktır oraya 
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını 

Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin 
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine 
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına 
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın 

Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına 
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar 
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın 
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu 

Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın 
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca bütün benliğinle 
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı 
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına 

Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı 
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var; 
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe,
bütün evrene karışırcasına Çünkü ömür dediğimiz şey, 
hayata sunulmuş bir armağandır 
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana. 

                 
                                  Ataol BEHRAMOĞLU